Makam, sahibinin lezzeti için değil hizmet içindir. Takındığın apoletle değil, kıldığın hizmetle şeref bulabilirsin.
Hârun Reşid devlet başkanıydı. Hep yanında olan Behlül Dânâ ise baş gözüyle gören için deli, kalp gözüyle gören için veli. Birgün Behlül’e dedi ki Hârun; “Gel seni vezir edeyim.” Karşı konulamaz bir teklif normal şartlar altında ama Behlül başka; “danışayım” dedi. Adam gönderdi peşine Hârun; acaba kime danışacaktı. Döndü Behlül ve “olmaz” dedi, “kabul edemeyeceğim”.
“Ben baktırdım” dedi Hârun Reşid, “sen helâya gitmişsin bu arada, kime danışmış olabilirsin ki?”
“Evet” dedi Behlül “helâdakilere danıştım işte! dediler ki bana: -Bizler, herkesin elde etmek için azami gayret ettiği, hatta birbirleriyle kavga ettiği nefîs şeylerdik; pahalı gıdâlar idik. İnsan içine girdik, bir gece kaldık, bu hâle geldik. İbret al bizden ve insan içine girme!”
“Dünya ibret alan için hikmet yeri; ona kıymet vermeyen için ni’met yeri.”
|